Yarın Başlarım: Erteleme Döngüsü ve Çıkış Yolları
Bazı zamanlar bir işe başlamak, bir dağa tırmanmak gibi gelir.
"Bugün bu sunumu bitireceğim." Sabah uyanır uyanmaz bunu düşünüyordum. Ama önce bir kahvaltı yapmalıydım. Sonra mutfağı topladım, salonu düzelttim, derken bir kahve ve biraz sosyal medya… Saatler geçti.
Bilgisayarı açtım. Ama "ya yeterince iyi olmazsa?" diye düşünmeye başladım. En iyi başlangıcı yapabilmek için uzun uzun düşündüm, bir türlü başlayamadım.
Sunum gözümde büyüdükçe büyüdü. Motivasyonum düştü, kaygım arttı. Kaygım arttıkça dikkatim dağıldı ve "kafamı toplayayım, sonra bakarım" deyip telefonun başına oturdum.
Akşam olduğunda daha da kaygılıydım. Suçluluk ve pişmanlık hissettim. Yatağa giderken yine aynı cümleyi kurdum: "Yarın bu sunumu bitireceğim."
Erteleme tembellik değildir
İşlerimizi ertelediğimizde çoğu zaman kendimizi tembellikle suçlarız. Oysa erteleme, tembellikten çok stresle baş etme girişimidir — sadece işlevsiz bir girişim. Zorlayıcı bir görevin yarattığı huzursuzluktan kaçmak, kısa vadede rahatlatır; uzun vadede kaygıyı büyütür.
"Başlamak istiyorum ama başına oturamıyorum." Bu cümle, günün sonunda pişmanlık bırakan bir döngünün en tipik göstergesidir.
Neden erteliyoruz?
Mükemmeliyetçilik
Her şeyin kusursuz olması beklentisiyle yola çıkmak, aşırı planlamaya ve ardından yetersizlik hissine yol açar. Mükemmellik bir hedef değil, olsa olsa bir süreçtir.
Büyüme zihniyeti
Stanford Üniversitesi'nden Prof. Dr. Carol Dweck'in "büyüme zihniyeti" yaklaşımı, sonucun mükemmelliği yerine öğrenme ve gelişmeye odaklanmayı önerir. Kendinize hata yapma izni vermek, ilerlemeyi hızlandırır.
Motivasyon eksikliği
İlgimizi çekmeyen ya da zorunda kaldığımız işler motivasyonu düşürür. Mükemmeliyetçilik de aşırı beklenti yoluyla aynı sonuca yol açabilir.
Beş dakika kuralı
Yapmanız gereken işe yalnızca beş dakika ayırın — ama o beş dakika boyunca gerçekten odaklanın. Çoğu zaman başlamanın sandığınız kadar zor olmadığını fark edersiniz. Beş dakikanın sonunda hâlâ oturuyorsanız, devam etmeye hazırsınız demektir.
Korku ve kaygı
Başarısızlık ve yetersizlik düşüncesi kaygı üretir. Kaygı yükseldiğinde işi hiç başlatmamak ya da yarım bırakmak kolaylaşır.
5-4-3-2-1 kuralı
Mel Robbins'in geliştirdiği bu yöntem, düşünceye zaman tanımadan harekete geçmeyi sağlar. İçinizden geriye doğru 5-4-3-2-1 sayın ve sıfırda fiziksel olarak harekete geçin. Zihin tereddüt edecek fırsat bulamaz.
Görevin büyüklüğü
İşin uzunluğu ya da kapsamı gözünüzü korkutabilir; bu da kaygıyı ve ertelemeyi besler.
Parçalara bölün
"İlk adım ne olabilir?" ve "bu işi hangi parçalara ayırabilirim?" sorularını sorun. Basamak basamak ilerlemek hem başlamayı hem kaygıyı yönetmeyi kolaylaştırır.
Dikkat dağınıklığı
Ertelemenin en yaygın nedenlerinden biri. Başlamadan önce dikkat dağıtıcıları ortadan kaldırmak — telefonu sessize almak dahil — küçük ama belirleyici bir adımdır.
Pomodoro tekniği
Francesco Cirillo'nun geliştirdiği yöntem: 25 dakika odaklanma, ardından 5 dakika mola. Bu döngü dört kez tekrarlandıktan sonra 15-30 dakikalık uzun bir mola verilir. Zamanı verimli kullanmayı kolaylaştırır.
Son olarak
Erteleme, karakterinizle ilgili bir kusur değil; kaygıyla kurduğunuz ilişkinin bir sonucudur. Bu ilişkiyi anlamak, döngüyü kırmanın ilk adımıdır.
Bu döngüyü tek başınıza kırmakta zorlanıyorsanız, birlikte çalışabiliriz.
Randevu Alın